Türkiye’nin toplam nüfusu 1 Temmuz 2026 itibarıyla 86 milyon 320 bin 602 kişi olarak kayıtlara geçti. Bu rakam, 2025 yılının sonunda 86 milyon 92 bin 168 olan nüfusun, ilk altı ay içerisinde 228 bin 434 kişi artmasıyla birlikte, sürekli bir büyüme eğilimini koruyor. Nüfustaki bu artışın yanı sıra, nüfus yapısında da önemli değişiklikler yaşanıyor. Özellikle son dönemde yaşlı nüfusun toplam içindeki oranında ciddi bir artış gözlemlenirken, çocukların oranında ise belirgin bir azalma söz konusu.
Türkiye uzun zamanlar boyunca genç bir nüfus yapısına sahipti. Ancak, günümüzde bu durum tersine dönmeye başladı. TÜİK’in Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) verilerine göre, 0-14 yaş grubundaki çocuk nüfusunun toplam içindeki payı yaklaşık yüzde 20,4 seviyesine geriledi. Bu oran, 2000’li yılların başında neredeyse yüzde 30 civarında seyrederken, yaşlanan nüfusun oranında kayda değer bir artış yaşanıyor. Aynı zamanda, yaşlı nüfusun toplam içindeki payı yüzde 11,1’e ulaşmış durumda ve bu, Türkiye’de yaşlılık oranının yeni bir zirveye çıktığını gösteriyor.
Ortalama yaşlar da önemli ölçüde yükselişte. Türkiye’de ortanca yaş 34,9 olarak hesaplanırken, kadınlar ve erkeklerdeki ortanca yaşlar sırasıyla 35,7 ve 34,2 seviyelerinde bulunuyor. Bu veriler, Türkiye’nin nüfus yapısında yaşlanan bir toplum modeline doğru ilerlediğinin somut göstergeleri. Nüfusun yaş ortalamasının artması, sosyal, ekonomik ve sağlık sektörlerinde yeni stratejilerin geliştirilmesini zorunlu kılıyor. Genç nüfus oranlarının azalmasıyla birlikte, yaşlı nüfusa yönelik hizmetlerin ve politikaların ön plana çıkacağı öngörülüyor.